17 Ekim 2016 Pazartesi

VEFATININ 2. YILINDA ANADOLU BASININ İMPARATORU İSA KAYACAN ANKARA’DA ANILDI & Dr. Şemsettin Küzeci

VEFATININ 2. YILINDA

ANADOLU BASININ İMPARATORU
İSA KAYACAN ANKARA’DA ANILDI
Dr. Şemsettin Küzeci
Anadolu Basınının öncüsü Prof. Dr. İsa Kayacan vefatının 2. Yılında Kurucusu ve Genel Başkan yardımcılığı yaptığı Kerkük Kültür Derneği tarafından düzenlenen ve İLESAM ile Ailesinin katkılarıyla 15 Ekim 2016 tarihinde İLESAM merkez binasında severlerinin katkılarıyla anıldı.

Anam toplantısına Sağlık eski Bakanı Halil Şıvgın ve AKP Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan ve çok sayıda şair, yazar ve İsa Kayacan severleri katıldı. Açılış konuşmasından önce İsa Kayacan’ın Torunu Nazlı Aykut anma toplantısının sunuculuğunu yaparak,  Kayacan’ın yazmış olduğu “Selam Olsun” başlıklı şiiriyle açılış yaptı. Nazlı’nın o duygu yüklü sesiyle şiiri güzel bir şekilde yorumladı. Ulu önder Atatürk ve Silah arkadaşlarıyla tüm şehitler için saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu. Ardından da İLESAM Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız ve Kerkük Kültür Derneği Başkanı Dr. Şemsettin Küzeci birer açılış konuşması yaparak, anama toplantısının önemine ve İsa Kayacan ile kısaca anılarına değindiler.

PROTOKOL KONUŞMALARI
Protokol konuşmalarında Sağlık eski Bakanı Halil Şıvgın İsa Kayacan’ın hayatından kesitler anlattı. Ve 11 Devlet Bakanına Basın müşavirliği yaptığı İsa Kayacan büyük bir rekor sahibi olduğunu vurguladı. Ayrıca 40.000 civarında makale, haber ve tanıtım yazıları yayınlaması “Guinness” rekorlar kitabına girmeyi çoktan hak etmiştir. Türkiye ev Türk dünyasında Başta 2 Fahri doktora ile bir Fahri Profesörlük olmak üzere, 500 civarında çeşitli aldığı ödül, plaket, onur, teşekkür vs. ödülleri onun çalışmaları ne kadar değerli olduğunun bir göstergesidir dedi. AKP Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan ise, Kayacan ile yaklaşık 40 yıllık bir dostluğunun olduğunu devlet kademelerinde beraber mesai yaptıklarını ve Kayacan’ın bir dürüst ve çalışkan devlet adamı olduğunu altını çizdi. İLESAM, Kerkük Kültür Derneği ve Kayacan ailesine teşekkür etti.

İSA KAYACAN TÜRK KÜLTÜRÜNE HİZMET ÖDÜLLERİ
2016 yılından itibaren Kerkük Kültür Derneği tarafından verilen “İsa Kayacan Türk Kültürüne Hizmet Ödülleri” ilk kez olarak bu toplantıda dağıtıldı. 2016 yılı Hizmet Ödülleri İsa Kayacan’ın dört yakın meslektaşına takdim edildi. Gerekçeleriyle birlikte ödül alanlar şöyle:

-ŞAİR YAZAR. MUSTAFA CEYLAN,
Kayacan’ın sağlığında geniş kapsamlı bir araştırma yaparak, “Destanlaşan Köylü İsa Kayacan” adlı eseri yazan, şair ve yazar. Ödülünü İsa Kayacan’ın Kızı Gül Kayacan takdim etti.

- GAZETECİ, YAZAR: MUSTAFA NEVRUZ SINACI,
Kayacan’ın kurduğu Ece Haber Ajansı’nı yürüten, Kayacan’la ilgili web sitelerini kuran ve yöneten, O’nun çalışmalarını, eser ve hizmetlerini bütün dünyaya yayan, duyuran ve bu misyonunu aralıksız sürdüren; yakın dostu, gazeteci-yazar. Ödülünü İLESAM Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız sundu.


- PROF. DR. TAMİLLA ALİYEVA (AZERBAYCAN),
Başta Azerbaycan ve Türkiye olmak üzere tüm Türk dünyasına İsa Kayacan’ın çalışmalarının duyuran, Kayacan’ın eserlerini yazıları tanıtılmasına ışık tutan bilim insanı, akademisyen, araştırmacı şair ve yazar.  Ödülü AKP Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan takdim etti.

-GAZETECİ: AHMET TEKEŞ,
Görev yaptığı gazete ve dergilerde, İsa Kayacan ve önerdiği arkadaşlarının yazılarına kucak açan; yeni gazeteci, şair ve yazarların yetişmesine ve gelişmesine önderlik eden kadim Kayacan dostu gazeteci ve yazar. Ödülü Sağlık eski Bakanı Halil Şıvgın sundu.

İSA KAYACAN AİLESİNE İLESAM’DAN ONUR PLAKETİ
Uzun yıllar boyu İLESAM’a ve Türk kültürüne sunmuş olduğu hizmetlerinden dolayı vefatının 2. Yıldönümünde İLESAM kurumu adına Başkan Mehmet Nuri Parmaksız Kayacan’ın Ailesine bir Onur Plaketi takdim etti. Plaketi Kayacan ailesı adına Küçük kızı Gül Kayacan aldı.

İSA KAYACAN ŞİİR ŞÖLENİ
Anma programının ikinci bölümünde İsa Kayacan’ın şiirleri ve hakkında yazılan şiirler şair dostları tarafından seslendirildi. Dilek başlıklı şiirini Şair ve İLESAM Yönetim Kurulu üyesi İlter Yeşilay seslendirdi. Daha sonra; Durak Turan, İsmail Kara, Mustafa Ceylan, Celal Ogan, Şakir Susuz, Nusret Turan, Ali Kemal, Murat Duman, Vedat Fidanboy, Bayram Yelen, Bekir Yeğnidemir, Arife Aslan, Papatya Sibel, Davut Comart, Orhan Vergili, Sadettin Kılıç, Gazi Bayram Topçu, Ozan Elifce, Sevinç Doğancan Güven, Tuncer Ulusoy, Ertuğrul Yılmaz, Sadık Kılıç, Hayrettin Gültekin ve başkaları… Şiirleriyle ve anlamlı konuşmalarıyla İsa Kayacan’ı güzel bir şekilde anlattılar.

ORTAK ONUR BELGELERİ
Isa Kayacan anma toplantısına katılan başta Bakan Halil Şıvgın ve Milletvekili Nevzat Ceylan olmak üzere tüm katılımcı şair ve konuşmacılara İLESAM belgesiyle Kerkük Kültür Derneği’nin ortak onur belgeleri takdim edildi.

TELGRAFLAR
Merkezi İzmir’de bulunana kısa adı KIBATEK olan Kıbrıs-Irak- Balkanlar ve Avrasya Türk Edebiyatları Kurumu İsa Kayacan’ın anısına bir telgraf gönderdi. Onursal başkan Feyyaz Sağlamın imzasını taşıyan telgrafta “ Türk Dünyası’nın unutulmaz sevdalılarından hocamız, ağabeyimiz Prof. Dr. İsa Kayacan için düzenlenene anma toplantısın katılan tüm dostlarıma ve ailesine saygılar ve teşekkürlerimi iletiliyorum” dedi.

DEVA ARKADAŞI OSMAN OKTAY
Şair ve yazar Osman Oktay için Kayacan, hemşeri olmasının ötesinde dost canlısı olarak bilinen, arkadaşı, ağabey, güzel insan vefakâr timsali, gazeteci, şair ve yazar İsa Kayacan “ O bir şeyler üretip yazanları, yayınlananları tanıtır, teşvik eder, desteklerdi. Görüyorum ki dostları da onu unutmuyor. Bu vesileyle ilesine, dostlarına ve bu toplantıyı tertip edenlere selam ve teşekkür ediyorum” dedi.

IRAK TÜRKMENLERİ DE KAYACAN’I UNUTMADI
1970 yıllarından beri Orta Asya ve Kerkük Türkleriyle yakından ilgilenen ve onlarla edebi mektuplar vesilesiyle kaynaşan ve işbirliği yapan Kayacan ve 1999 yılından bu yana Irak Türkmen davasına değer veren ve haklı milli davalarında destek vererek yaklaşık 1500 civarında makale, haber ve tanıtım yazıları yayınlayan İsa Kayacan2ı Irak Türkmenleri de unutmadı. Kerkük Kültür Derneği her zaman olduğu gibi Kayacan’ın düşünceleri ve fikirleri doğrultusunda hareket etti. Türkmeneli Kültür Merkezi Başkanı Dr. Mustafa Ziya da toplantıya bir telgraf ve demet çiçek göndererek Irak Türkmenleri adına Kayacan’ı yad etti.

29 Ağustos 2016 Pazartesi

“Tigranizm Hocalı`da” & TÜRK DÜNYASININ USTA KALEMİ ELUCA ATALI’DAN DEV ESER!

TÜRK DÜNYASININ USTA KALEMİ ELUCA ATALI’DAN DEV ESER!

[SWE-TURK29 AĞU 20160 COMMENT]
Ömrünü Türk Dünyasına adamış bir yazar, araştırmacı ve Tarihci.Can Azerbaycan’dan orta Asyaya Türkiyeden avrupaya yazdığı eserler ile kendini kanıtlamış, aldığı ödüller ve yazdığı kitaplarla Türk dünyasının gurur olan Eluca ATALI son eseri  “Tigranizm Hocalı`da” adlı dram tütündeki kitabı ile kitapseverler ile buluşuyor!
Eluca Atalı`nın “Tigranizm Hocalı`da” adlı kitabı dram türünde yazılmış, 5 perde 9 kısımdan oluşuyor. Eserde ermeni hasleti(soykırımı), onun yüzyıllar boyunca komşuları türklere karşı yaptıkları ihanet ve amansızlık, tarihi olgulara dayanarak akıcı bir tarzda sanat  şeklinde ve uslubunda verilmiş. Kitabın ilk perdesi olan “Tigran sürüldü, tigranizm sürünüyor” da özellikle bizim çağın yani 50-60 lı yıllarında ermenilerin Roma ve Parfiya devletlerinde yaptıkları ihanet ve amansızlığın ilkin tezahürleri canlandırılıyor.
TİGRANİZM HOCALI'DA...
Cani Andronik`in çar Rusya`sı tarafından satın alınıp, hülyasında denizden denize gemi yüzdürerek Türkiye, Nahçıvan, Batı Azerbaycan, Güney Azerbaycan, Karabağ`da yaptığı aklasığmaz vahşetler yüzyılda ileri seviyde edebi çözümünü bulmuştur.
Olayların bu gidişatı tigranizmin yaşadığını ve bir milletin ruhuna hakim olduğunu ispatlıyor. Olaylar XX yüzyılın 70li yıllarında Karabağ`da Azerbaycan`a ait Alban anıtlarının ermeni kilisesi Eçmiedzin tarafından nasıl çalınmasıyla devam eder.
Temeli Tigran tarafından konulan “Büyük Ermenistan” hülyasının gerçekleşmesi için Karabağ`ın ermeniler tarafından benimsenmesi maksadıyla o zamanki SSRİ KP-nın baş katibi Mihail Gorbaçov`un karısı Raisa`ya ermeniler tarafından rüşvet olarak verilmiş pırlanta yüzük orataya çıkar.
Eserin başındaki bölümlerde ise “Büyük Ermenistan” için yaratılmış “Ermeni can vergisi fonduna” her ay ermenilerin gelirlerinin yüzde beşi kadar para yatırılması ve bu vergiyi ödemeyen ermenilerin Azerbaycan`ın Sumgayıt şehrinde evlerindeyken katledilmesi açıklanıyor.
Hocalı soykırımıyla doruğa ulaşan olaylar, Hocalı olayları zamanı meydana gelmiş yüzlerle vahşetten yalnız biri – Hocalı sakini Ferhat`ın ailesinin şahsında tasvir edilir.
O da açıklanır ki, o aileyi gaddarlıkla mahv edenlerden biri Ferhad`ın kendi çocukluk arkadaşı ve kirvesinin oğlu, Hankendi sakini Seyran Ohanyan`dır.
Roma komutanı Tigran`ın ihanet ve amansız hareketlerinin tasvir edildiği sahneler aynı şekilde Xocalı`da devam ettirilir. Ermeni kimliği ve hasletiyse Serj Sarkisyan`ın Hocalı faciasından sonra yabancı gazetecilere verdiği basın toplantısında inceliğine kadar gösterilir. Bir nefeste soluksuz okuyacağınız ve kitaplığınızın baş köşesinden ayırmayacağınız Eluca Atalı`nın “Tigranizm Hocalı`da” adlı kitabını aşağıdaki adreslerden edinebilirsiniz:
http://www.dr.com.tr/Kitap/Tigranizm-Hocalida/Eluca-Atali/Edebiyat/Roman/Turkiye-Roman/urunno=0000000686211

17 Ağustos 2016 Çarşamba

NİCE BAŞARILI YILLARA (AK PARTİNİN 15. YAŞ GÜNÜ) Ali COŞKUN - 58. ve 59. Hükümetler Sanayii ve Ticaret Bakanı

NİCE BAŞARILI YILLARA
(AK PARTİ'NİN 15. YAŞ GÜNÜ)
Ali COŞKUN
58. ve 59. Hükümetler Sanayii ve Ticaret Bakanı
Siyasi tarihimize, geriye bakıp değerlendirdiğimizde yeni bir oluşumun partileşmesi, iktidar olabilmesinin ilk şartının halkımızda bir beklenti ortamının oluşmasına bağlı olduğu görülür. DP, ANAVATAN, AK PARTİ en çarpıcı örneklerdir.
İki binli yıllarda Anavatan partisinin giderek zayıflaması, Alparslan Türkeş'in ölümü sonrası MHP'deki belirsizlikler, Refah Partisinin kapatılması DYP'nin siyasetten çekilmesi, sol partilerin ise bir varlık gösteremeyişi hele de ekonomimizin darboğazlara sürüklenmesi toplumumuzda yeni bir beklenti ortamı doğurdu.
28 Şubat Post-Modern darbe ile siyasi hayatımız tam bir vesayet altına girdi. Başta bir kısım askeri cenah olmak üzere diğer güç odaklarının demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve özgürlükleri hiçe sayan baskı ve davranışları ise ortamı hazırlayan gelişmeler oldu.
Diğer taraftan üç büyük siyasi partinin hem de ilke olarak sağda Milliyetçi Hareket Partisi, ortanın sağında Liberal Anavatan Partisi ve solda Sosyal Demokrat Demokratik Sol Parti'nin yer aldığı koalisyon hükümeti ekonomik, sosyal, kültürel, iç ve dış politika konularında beklenenin dışında çok başarısız bir dönem yaşattı.
Terör tırmanırken “Yurtta sus, cihanda sus” politikası izleniyor, işsizlik, gelir dağılımı adaletsizliği ile sosyal sorunlar tırmanırken ekonomimiz yüksek enflasyon, yüksek faiz, döviz-borsa üçgeninde çırpınıp duruyordu.
Dünya bankasından bakanlığa transfer edilen ve kurtarıcı olarak görülen Kemal Derviş'in arkasında siyasi otorite oluşturulmamış IMF reçetesiyle uygulanan parasal ağırlıklı politikalar bekleneni verememişti.
Ekonomimizin düştüğü uçurumdan sadece para politikaları ile çıkabilmesi imkânsızdı. Para politikalarının, ciddi mali politikalarla desteklenmesi, üretim politikalarıyla bütünleşmesi gerekirdi.
Yatırımlar durmuş, üretim gerilemiş, kamu toplam borç yükümüz GSMH'nın %70'ini aştığı için Uluslar arası kaynaklar nezdinde ekonomimiz iflas etmiş durumlara sürüklenmişti.
Birçok yeni oluşum girişimleri gazetelere yansırken yıllardır değişmeyen MSP, REFAH, Milli Görüş Parti programları ve değişmeyen yönetim kadroları halkımızdan beklenen karşılığı bulamıyordu.
Refah Partisi kapatılmış ve Recai Kutan başkanlığında Fazilet Partisi kurulmuştu. Böyle bir ortamda Fazilet Partisi bünyesinde başlattığımız yeniden yapılanma hareketimize gelenekçi kanat “Anavatandan gelenler” diyerek tavır almaya başlamışlardı, oysaki bizler partiye ısrarla davet edilmiş ve değişim sözü verilerek kabul edilmiştik.
Parti Başkanı Recai Kutan'la heyet halinde görüştük değişim ve dönüşüm programımızı anlattık kendisi hak verdiği halde Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocanın ve çevresinin baskılarıyla teklifimizi kabul etmedi böylece basına yansıyan şekliyle Gelenekçiler – Yenilikçiler hareketi başladı.
Abdullah Gül başkanlığında hareket ettiğimiz 14.8.2000 tarihli kurulda az bir oyla kaybetmemiz arkasından yeni bir oluşuma karar verdik.
Ancak Fazilet Partisi’ne de kapatılma davası açılınca kamuoyunda yanlış değerlendirilmemesini düşünerek partiden ayrılmayıp sonucu bekledik. Fazilet Partisi’nin de 22. Haziran. 2001 tarihinde kapatılması sonucu Ak Parti düşüncemiz bağımsız bir harekete dönüştü.
Yaptığımız istişare toplantılarında, demokrasi hayatımızda siyasi partiler kadar önemli olan sivil toplum kuruluşlarımız, kanaat önderlerimizin görüşlerini paylaştık, kamuoyu yoklamalarını değerlendirdik.
İstanbul Belediye Başkanlığında başarılı hizmetlere imza atmışken, Siirt ilimizde okuduğu şiir yüzünden hapse giren Recep Tayyip Erdoğan'ın harekete katılması ile çalışmalarımız yeni bir boyut kazandı.
Kamuoyu o günlerde artık şahıs partisinden çok bir kadro harekâtı beklentisi içindeydi. Bunu dikkate alarak başlangıçta her kesimin kendisini görmesine imkân verecek toplumda yeri olan kimselerin üst yönetimde görev almasına özen gösterdik.
Sıra halka iktidar olunca neler yapabileceklerimizi projelerimizle anlatmaya gelmişti. Partide çok iyi bir görev taksimiyle çalışmalara başlandı zaten seçilen bütün görevli arkadaşlar bilgi birikimlerimizle programı hazırlamaya başladık. Herkes kendi alanlarında çalışmalarını başarıyla sürdürdüler.
Biz ekonomiden sorumlu genel başkan yardımcısı olarak kısa zamanda “Türk Ekonomisinin Başlıca Temel Sorunları ve Acil Çözüm Önerilerimiz” kitabını hazırlayarak parti MKYK onayından geçirip binlerce adet bastırarak dağıtmamızın ardından konferanslar, özel toplantılar, Televizyonda açık oturum programları ile başta İş Dünyasının ve halkımızın güvenini kazandık.
Parti ismi olarak iki önemli unsura yer verildi “Adalet ve Kalkınma” böylece Muhafazakâr Demokrat kimliği ile 14. Ağustos 2001 tarihinde Adalet ve Kalkınma Partimiz kurulmuş oldu.
Daha önceden erken seçim kararlarıyla belirlenmiş olan 3. Kasım. 2002 Genel Seçimlerine çok sistemli bir şeklide çalışmalar halkla bütünleşerek sürdürüldü.      
Malum güç odakları bu kez kurucu genel başkan olan Recep Tayyip Erdoğan'ın Milletvekili olmasını engellediler. Buna rağmen Recep Tayyip Erdoğan Genel Başkan olarak yılmadan ekip harekâtını sürdürerek çalışmalarına devam etti.
Kuruluşumuzun 15. ayında geçerli oyların %34,63'ünü alarak Ak Parti iktidar oldu. Bana göre bu zafer Demokrat Parti ile başlayan 60 yılı aşan bir mücadelenin sonucuydu ve Abdullah Gül Başkanlığında 58. Hükümet kurularak köklü değişiklikleri gündeme getirdi.
Milletvekilliği engellenen Recep Tayyip Erdoğan'ın bu yasağı Cumhuriyet Halk Partisinin de desteği sonucu yapılan Anayasa değişikliği ile kaldırıldı ve Recep Tayyip Erdoğan 8. Mart.2003 tarihinde yapılan yenilenme seçimi ile Siirt ilinden Meclise girdi.
Abdullah Gül'ün istifası üzerine 15. Mart.2003 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan Başbakanlığında 59. Hükümet kuruldu.
Yerel ve Genel Seçimlerle devam eden Ak Parti başarısı hep devam etti.
Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı seçiminde çıkartılan hukuk dışı engeller de Ak Parti lehine aşılarak Cumhurbaşkanlığı kazanılmış, sonraki yıllarda da ilk defa halkın oyları ile Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilmiştir.
14 yıllık iktidar dönemimizde Hükümet ve yerel yönetimler olarak çok başarılı hizmetlere imza atmamızı, iki Cumhurbaşkanlığını kazanmamızı nasip eden Yüce Mevlâya şükrederken, şimdi geriye dönüp bakarak 15 yıl içinde halkımıza şerefle hizmet edip partimize emeği geçen kadroların çalışmalarını çok iyi analiz ederek, yanlışlara yer vermeden yeniden bir değerlendirme yapma ve geleceğe ona göre yön verme durumundayız…
Parti yönetiminde istişareye öncelik tanınması yanı sıra, bizi millet yapan (öz değerlerimize) kültürümüze daha çok sahip çıkılmasına, dış politikada daha şahsiyetli ve yapıcı, iç politikada ise uzlaştırıcı politikaların öne çıkarılmasına önem vermeliyiz.
Diğer taraftan bozulmaya başlayan siyasi istikrarın Binali Yıldırım Hükümetinin kurulması ile olumlu yönde seyir takip etmesinden cesaretle kesimler arasında sosyal barışın sağlanması konusunda ilerlemeler sağlanması böylece oluşacak ekonomik istikrar ortamında en az %5 normalde %7'lik sürdürülebilir büyümenin hedef alınması önem taşımaktadır.
Kısacası kuruluş yıllarımızda ki gibi ekonomik tedbirlerin siyasi tercihlerin önünde yer alacağı günlere geçişi heyecanla bekliyoruz.
Nice başarılı yıllara…

13 Nisan 2016 Çarşamba

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. (Av) Metin Feyzioğlu'nun Demokrat Parti Genel Başkanlığı adaylığı, 27 Mayıs 2016 günü açıklanacakmış

AMAN DİKKAT!. DP'nin başına kirli çorap örülüyor. Püsküllü belâ iş başında..

“DORUK CİN-İ” VE AVENESİ TARAFINDAN OYUN BÖYLE KURULUYOR!..
VARAN: 3)
FEVZİOĞLU'NUN DP GENEL BAŞKANLIĞI ADAYLIĞI 27 MAYIS'TA AÇIKLANACAK!
(Tarih: 12-NİSAN-2016, ADALET HABER & TÜRKİYE HAVADİS, YEKTA YAKTI)
CİNDORUK DEMOKRATLARA TARİH VERDİ
Milli Merkez'in Başkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi e. Başkanı Hüsamettin Cindoruk'un bugün iki ziyaretcisi vardı...
Demokrat Parti Bursa e. İl Başkanı Ahmet yıldırım ile Osmangazi e. İlçe Başkanı İsmet Koyuncu...
Bildiğiniz gibi, Demokrat Parti'nin yeniden ayağa kalkması için Bursa'dan taban hareketi başlatıldı, Yalova ve Samsun'da noktalandı...
Samsun'da, beklenilenin üzerinde bier katılımla, Demokrat Parti'nin meşalesi'nin yeniden yakılacağının işaretinin verilmesi üzerine, Milli Merkez'in Başkanı Hüsamettin Cindoruk, daha önceden kendisinden randevu isteyen İsmet Koyuncu ile Ahmet Yıldırım'ı dün akşam apar topar İstanbul'a çağırdı...
CİNDORUK "BAŞKANLIK SİSTEMİ TÜRKİYE'NİN ÇÖKÜŞÜ OLUR"
Cindoruk, Demokrat Parti'nin taban hareketinin önderleri, Ahmet Yıldırım ve İsmet Koyuncu  ile uzun uzun yeni anayasa ile birlikte gündeme gelen başkanlık sisteminin Türkiye'yi karamsarlığa götürceğini, bunun gerçekleşmemesi için mücadele verdiğini söyledi...
Cindoruk, "Şayet anayasa değişir ve başkanlık sistemi gelirse, Türkiye'de hiçbirşey artık eskisi olmaz, benim tek amacım bu, bugünkü koşullarda yeni bir partinin kurulmasının doğru olmadığını düşünüyorum. Mevcut yapının (Demokrat Parti'nin) başına toparlayacak bir lider çıkarırsak, Türkiye'de yeni bir dönemin önünü açarız"dedi...
Cindoruk'un bu sözleri üzerine, geçtiğimiz günlerde gündeme taşıdığım, Cindoruk Fevzioğlu'nu Demokrat Parti'nin başına hazırlıyor yazımdan yola çıkan, İsmet Koyuncu ile Ahmet Yıldırım, Fevzioğlu'nun Demokrat Parti'nin başına geçmesinin doğru olacağını Cindoruk'a söylediler...
CİNDORUK: 
'27 MAYIS'I BEKLEYİN'
27 Mayıs 2016'da 1960 darbesinin 56. yıl dönümü.  Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk darbesi olan, 27 Mayıs'ta, halkın iradesi'ni yok sayan cunta, 27 Mayıs 1960 Darbesinin ardından Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes başta olmak üzere bütün Demokrat Partililer Yassıada'ya sürüldü...
15 Eylül 1961'de biten duruşmaların ardından, Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan Eylül 1961'de idam edildi...
DEMOKRATLAR (?!) 27 MAYIS'TA ANKARA'DA
Türk Demokrasi hayatında kara bir leke olarak yer alan 27 Mayıs'ta, Diyarbakır'da yapacakları toplantının, Ankara'da yapılmasına karar verdiklerini söyleyen, Koyuncu ile Yldırım, a, Cindoruk " Demokrat Parti'nin kökü çok sağlam, tabanı hala dimdik ayakta, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Metin Fevzioğlu'nun sizin de dediğiniz gibi, Demokrat Parti'yi yeniden ayağa kaldıracağına ben de inanıyorum. Bu konu da, Fevzioğlu'nun kararı önemli, 27 Mayıs'ı bekleyelim' dedi...
YILDIRIM VE KOYUNCU ÇALIKOĞLU MEDYA'DA
Ahmet yıldırım ile İsmet Koyuncu, Cindoruk'la yaptıkları bu görüşmenin ardın'dan, Çalıkoğlu Medya Yayın Grubu Başkanı Melek Çalıkoğlu'nu ziyaret ettiler ve Cindoruk'la yapılan görüşmenin çok olumlu geçtiğini söylediler...
Ahmet Yıldırım ziyarette yaptığı konuşma'da, " Türkiye'nin içinde bulunduğu konum ortada, hergün şehitlerimize göz yaşı döküyoruz. İç ve dış siyaset çöktü, Türkiye'nin nereye gittiğini milletimize 1946'da olduğu gibi çıkıp anlatmalıyız. 
Siz bizi, Adalet Partisi çatısı altında toplanmaya çağırdınız da söyledim. Bugün Adalet Partisi diye ortaya çıkan parti bizim Adalet Partimizi temsil etmiyor. Bizim partimiz Demokrat Partidir. Demokrat Parti'nin Genel Başkana ihtiyacı yok, lider'e ihtiyacı var. O lider'de sayın eski Genel başkanımız Cindoruk'unda işaret ettiği gibi sayın Fevzioğlu'dur' dedi...
İsmet Koyuncu, " Samsun'da yaptığımız toplantıda bir kere daha ortaya çıktı ki; Demokrat Parti'nin ayağa kalkmaması için hiç bir sebep yok. Bugün Türk siyasetinin duayeni ve Genel Başkanımız Hüsamettin Cindoruk'un, Türkiye gündemine dair yaptığı açıklamalar bizleri çok karanlık günlerin beklediğini ortaya koyuyor. 
Sayın Cindoruk'un tek amacı ve hedefi yeni anayasanın bu haliyle çıkmamasıdır. Bu konu da çalışmalarına devam ederken, yeniden merkezde güçlü bir tabana sahip olan Demokrat Parti'nin sayın Fevzioğlu'nun liderliğinde ayağa kalkmasıdır. Bu konuda 27 Mayıs'ta net tavır ortaya çıkacağının mesajını verdi bize...
Bizde sayın Cindoruk'un mesajı üzerine, Diyarbakır'da yapacağımız taban hareketi toplantısını, 27 Mayıs'ta tüm Demokratların katılımı ile Anakara'da yapmaya karar verdik' dedi...
Sözün özü şu...
Merkez sağ'da bir partiye ihtiyaç yok. Demokrat Parti var, sadece yapılacak tek şey, Türkiye'de yeniden kırat'ı şaha kaldırmak için Demokratlar olarak doğru bir isimle yani liderle toparlanmaktır...
Sayın Cindoruk, Fevzioğlu'nu, Demokrat Parti'nin başına hazırlıyor diye yaptığım duyuru da böylece, Milli Merkez'in başkanı sayın Cindoruk'un Yıldırım ve Koyuncu'ya yaptığı değerlendirme ile doğrulanmış oldu...
VARAN: 2)
CİNDORUK FEVZİOĞLU'NU DEMOKRAT PARTİ'YE Mİ HAZIRLIYOR?
(Tarih: 09-NİSAN-2016, ADALET HABER & TÜRKİYE HAVADİS, YEKTA YAKTI)
Milli Merkez'in başkanı ve merkezsağ'ın önemli siyasetcilerinden Hüsamettin Cindoruk, bildiğiniz gibi uzun süredir, sağ ve sol'da önemli isimlerin yer aldığı bir kadro ile iktidar'a alternatif bir parti kurmak için çalışmalar yapıyor...
Cindoruk'un 'kirli Anayasa'ya Hayır' adı altında düzenlediği panellere gidenler'e baktığımız da, sol'dan ve sağ'dan önemli isimlerin katıldığını görmekteyiz...
Cindoruk, bu panelerde, yaptığı konuşmalar ile Türkiye'de dışarda ve mecliste muhalefet olmadığının altını çiziyor. Ak Parti'den rahatsız olan milyonların alternatif olmadığı için sesini çıkaramadığını belirtiyor...
Türkiye'nin iç ve dış politika'da yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen, her gün şehitlerin dizi dizi kaldırıldığı bir ortam'da, gündemi kişisel hesapları ile geçiştiren mufaletin yerini alacak bir parti'nin Milli Merkez cephesi tarafından kurulucağını artık sağır sultan bile biliyor...
SAĞ VE SOL METİN FEVZİOĞLU'NA SICAK BAKIYOR
Cindoruk'un başkanı olduğu, Milli Merkez tarafından kurulacak olan partinin lideri, Türkiye Barolar birliği Başkanı Metin Fevzioğlu olduğu bilinen gerçek, milli merkez'in içinde olan sağ ve sol kanat öderleri de, biran önce partinin kurulmasını istiyorlar...
Türk siyasetinin duayeni, Hüsamettin Cindoruk yeni bir parti kurmanın bugünkü ortamda çok güç olduğunun farkında olduğunu söyleyen, kaynağım, " Ak Parti'nin gücü orta, bu güç karşısında yeni bir parti kurulması ve İl ve ilçelerde teşkilatlanması o kadar da kolay değil, Sayın Cindoruk tüm bunları göz önünde bulunduruyor. 
Merkezsağ'da ve sol'da yeni bir yapılanmanın kaçınılmaz olduğu da bir gerçek. Türkiye'nin her tarafında bu konuda bir an önce harekete geçilmesi konusunda da baskılar yapılıyor.
Sayın Cindoruk'a...
Türkiye Barolar birliği Başkanı Av. Metin Fevzioğlu'nun liderliğinde, Demokrat Parti muhalefet boşluğunu doldurur mu?..
Sol ve sağ'ı temsil edenler, Fevzioğlu'nun liderliğinde Demokrat Parti'de bir araya gelirler mi?
Sayın Cindoruk, bu sorularının cevabını almak için sağ ve sol kesimin önemli isimleri ile görüşmeler yapıyor'dedi.
Sizce, Fevzioğlu Demokrat Parti'nin lideri mi olur mu, sağ ve sol'u temsil eden önderler, Demokrat Parti çatısı altında toparlanır mı?..
Soru bu...
Ben size, Çarşamba günü görüştüğüm kişilerin bu konudaki görüşlerini açıklayacağım...
VARAN: 1)
MİLLİ MERKEZ NAKIŞ İŞLER GİBİ PARTİLEŞİYOR
(Tarih: 05-NİSAN-2016, ADALET HABER & TÜRKİYE HAVADİS, YEKTA YAKTI)
Türkiye zor süreçten geçiyor...
Milli Merkez Başkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk'un da, dediği gibi, halkın büyük çoğunluğu haberleri izlemek istemiyor. Şehit haberlerinden dolayı...
Ortalıkta, darbe olacak dedikodularından geçilmiyor. Genel Kurmay'dan açıklama geliyor, 'darbe yapmayacağız'...
Sayın Cindoruk buna da cevap veriyor...
'Bu yaşıma kadar kadar yapacağız' diyeni duymadım"...
Ve ekliyor, 'salon dolu ama yetmez, bu toplantıları daha fazla yaparak, cumhuriyete hep birlikte sahip çıkacağız'...
Doğusu ile Batısı ile, Güney'i ile ve Kuzeyi ile buluşacağız ve kirli anayasa'ya hayır' diyeceğiz"...
Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Tansel Çölaşan'da kararlı bir şekilde, Anadolu'yu dolaşacaklarını söyledi ve İ, İl, İlçe ilçe dolaşacaklarının altını çizdi...
Milli Merkez Ankara Temsilcisi ve eski Ekonomi Bakanı Ufuk Söylemez ile yaptığım özel röportaj'da, sayın Söylemez , bu kaos ortamında, toparlayıcı, bütünleştirici, sağ-sol ayrımı yapmadan herkesi kucaklayacak bir partiye ihtiyaç olduğunun altını çizdi...
Salonda bulunanlar arasında, CHP'li, Demokrat Partili, MHP'li, Adalet Partili, DSP'li olanları gördüm. Bir kısmı da, Vatan Partisi ile Milli Merkezcilerin yollarını neden ayırdığını sorguluyordu...
Sayın Ufuk Söylemez'e de bunu sornalar vardı. Söylemez'de 'hiç bir siyasi partinin arka bahçesi olmadıklarını ve tek hedeflerinin, Türkiye'de yapılmak istenen kirli anayasayı engellemek' olduğunu söyledi...
Özetle Vatan Partisi ile yollarını ayıranların kendileri olmadığını, onlar bizden ayrıldılar demeye getirdi sözü...
MİLLİ MERKEZ'İN LİDERİ FEVZİOĞLU
Türkiye'de muhalefet olmadığından, iktidara karşı alternatif siyaset üretecek bir liderin olmayışından, zaman zaman yaptığı konuşmalarda sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın da şikayet ettiğini biliyoruz...
Merkez Sağ'da yeniden sahaya inecek bir lider yok...
CHP ise malum, Kemal Kılıçdaroğlu ile dağılma sürecine girdi...
Sayın Cindoruk'unda dediği gibi, meclis dışında ve içinde muhalefet yapacak lider yok...
Demokrat Parti nasıl 27 yıllık CHP iktidarını sonlandırdıysa, Milli Merkez'in içinden çıkacak olan bir partide, Ak Parti iktidarını sonlandıracaktır...
Şişli Kent Merkezi'nde görüştüğüm onlar kişinin de, görüşü biran önce Milli Merkez'in partileşmesiydi...
Salonu hınca hınç dolduranların ortak görüşünün yeni kuracak partinin liderininde Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Metin Fevzioğlu isminde birleşmesidir...
Soruyor vatandaş...
Daha neyi bekliyorlar...
Ben her zaman sokağın sesine kulak veren biri olarak, gittiğim her yerde, katıldığım her toplantı da, sağcısı, solcusu biran önce Milli Merkez'in partileşerek taşın altına gövdesini koymasını bekliyor...
Türkiye kağıt üzerinde kurulan partiler çöplüğüne döndü. Ortaya adam gibi adam bir liderin çıkmamasından, kimsede ortaya çıkacak yüreğin olmadığı bir dönemdeyiz, diye hiç kimse kararmsarlığa kapılmasın, millet 1946'da olduğu gibi kendi iktidarını sağlayacak bir partiyi, Fevzioğlu'nun liderliği'nde çok kısa bir zaman sonra ortaya çıkaracaktır...

3 Ekim 2015 Cumartesi

Prof. Dr. İSA KAYACAN; Vefatının 1. Yıl Dönümünde Ankara'da Törenlerle Anılacak

PROF. DR. İSA KAYACAN;
1. VEFAT YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE DÜZENLENECEK “EĞİTİM, BİLİM VE KÜLTÜR ETKİNLİĞİ” İLE ANILACAK
(ECE AJANS, Ankara-02 Ekim 2015, Cuma) Ülkemiz, Türk Dünyası, Şiir-Sanat-Kültür-Edebiyat âlemi ve Gazetecilik camiasında çok sevilen; Eğitim faaliyetleri, kültür elçiliği, eser, hizmet ve tanıtım misyonu ile yakından tanınan; Türk gazeteciliğinin duayenleri arasında müstesna bir yeri olan ve İLESAM dâhil pek çok Sivil Toplum Kuruluşunda asli ve onur üyelikleri olan; Kerkük Kültür Derneği Kurucusu ve Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İSA KAYACAN, vefatının birinci yıldönümü anısına düzenlenen anlamlı bir etkinlikle anılacak.
Kurucusu ve Kurucu Başkan Yardımcısı olduğu Kerkük Kültür Derneği öncülüğünde;
Başta Türkiye İlim ve Eser Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) olmak üzere onlarca STK (Sivil Toplum Kuruluşu)’nın katılımı ile hazırlık çalışmaları sürdürülen “Anma, Eğitim, Bilim ve Kültür” etkinliği hazırlama, tertip, organizasyon ve düzenleme komitesi:
Kerkük Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Şemsettin Küzeci, Araştırmacı-Yazar Mustafa Nevruz Sınacı, Şair – Yazar, Yayıncı ve Yapımcı Mustafa Ceylan, Üstadın Sevgili Kızı Gül Kayacan, Gazeteci, Şair-Yazar (Karozan) İsmail Kara, Bestekâr - Şair Murat Duman, Gazeteci-Yazar, Yayıncı İlhami Nalbantoğlu ve Şair - Yazar Arzu Kök’ten oluşuyor.
Tertip Komitesi Başkanı Dr. Şemsettin Küzeci’den; 2 Ekim 2015 Cuma günü:
TÜRK-İŞ Genel Merkezi ve Konferans Salonu lobisinde alınan bilgilere göre:
Birinci Vefat Yıl Dönümünde Prof. Dr. İSA KAYACAN’ı Anma, Eğitim, Bilim ve Kültür Etkinliği” 17 Ekim 2015, Cumartesi günü, Saat: 13.30 – 17.30 arası: “Bayındır Sokak No: 10, Kızılay / ANKARA adresinde bulunan TÜRK-İŞ KONFEDERASYONU Konferans Salonunda yapılacak…
Merhum İsa Kayacan’ın yakın dostları, yol arkadaşları ve Ülkemizin tanınmış Şair, Yazar, Kanaat Önderi, Bilim ve Sanat İnsanlarının hitap ve katkılarıyla onurlandıracakları etkinliğin gündemi ile uygulama programı henüz hazırlanmakta.
Ancak, bu toplantıya Türkiye’nin her tarafından ve bütün bölgelerinden Gazeteci, Şair, Yazar, Edebiyatçı, Bilim-Kültür ve gönül insanları ile İsa Kayacan arkadaşları, gönül dostları önemle ve özellikle çağırılmakta ve davet olunmaktadır.
***
ANMA TOPLANTISI VE
ETKİNLİĞİN YAPILACAĞI:
Tarih   : 17 Ekim 2015, Cumartesi – Saat: 13.30 – 17.30
Yer      : TÜRK-İŞ KONFEDERASYONU Konferans Salonu
Adres  : Bayındır Sokak, No: 10, Kızılay – ANKARA
İrtibat : LÜTFEN!..
Katılım, öneri, değerli fikir ve katkılarınız için bizi arayınız.
Başkan Dr. Şemsettin Küzeci             : 0533 255 26 60
Sözcü,   (Karozan) İsmail Kara           : 0555 236 34 92
Üye,  Gül KAYACAN                       : 0532 454 67 19
Üye,  Mustafa CEYLAN                    : 0535 622 43 16
Üye,  Murat DUMAN                        : 0532 236 26 92
Üye,  İlhami NALBANTOĞLU          : 0555 360 67 97